Portekiz-Endülüs Turu 6 gece 7 gün

Please contact us for price options…

  • 1. Gün: MALAGA / GRANADA,
  • 2. Gün: GRANADA / CORDOBA / SEVİLLA,
  • 3. Gün: SEVİLLA / LİZBON,
  • 4. Gün: LİZBON / SİNTRA / CABO DA ROCA / CASCAİS / ESTORİL / LİZBON,
  • 5. Gün: LİZBON / OBIDOS / FATİMA / PORTO,
  • 6. Gün: PORTO / GUIMARAES / BRAGA / BOM JESUS DE MONTE / PORTO,
  • 7. Gün: PORTO ve dönüş yolculuğu.

 

Services included in the program

Transportation

Guidance Services

Accommodation

Malaga’ya varışımızı takiben, tur otobüsümüz ile yaklaşık 1,5 saatlik kısa bir yolculuktan sonra Granada’ya varacağız. Endülüs’ün incisi Granada denince ilk akla gelen Elhamra Sarayı olur kuşkusuz. Bizimde Granada’da ilk durağımız muhteşem bahçeleri ve inanılmaz güzellikteki süslemeleri ile Elhamra Sarayı olacak. Uzun saray turumuz sırasında hem Ben-i Ahmer Krallığı’nın harikalarını seyre dalacağız, saray çıkışı San Nikolas Tepesi’nden göreceğimiz Granada ile kucaklaşacağız. Şehir bizi bekliyor; eski Arap mahallesi olan Albacin’de, sokak sanatçılarının hoş ezgileriyle dik sokakları arşınlayıp, şehrin ana caddesi Gran Via caddesine ve şehri alan kraliçenin adını taşıyan Isabel de Catholica meydanına ulaşacağız. Kısa bir kahve yada nane çayı molası sonrası Granada Katedrali, çarşılar ve irili ufaklı özel müzeler bizleri bekliyor. Dileyen misafirlerimiz bu güzel kentin çarşılarında gezerken, dileyen misafirlerimiz ise her köşe başında sizi karşılayan kentin birbirinden güzel meydanlarındaki cafelerinde meşhur tapasları tadabilirler. Granada’nın keyifli akşamlarından kısa da olsa güzel anılarla konaklama için otelimize geçeceğiz.
Sabah kahvaltının hemen ardından yaklaşık 2,5 saatlik yolculuk sonrası Roma İmparatorluğu döneminde bölgenin başkenti olan Cordoba’da da bizi ilk olarak Guadalquivir nehri karşılayacak. Tarihi Roma köprüsünün üzerinden yürüyüp, Roma kapısını geçerek kente giriş yapacağız. 2000 yıllık kentin, en görkemli yapısı, dünyanın en büyük camilerinden olan, 850 adet sütun üzerinde yükselen Kurtuba Ulu Camii’ni ziyaret edeceğiz. Kurtuba Camii’nin görkemine tanıklık ettikten sonra durağımız eski sokaklar. Yolumuz üzerinde Cordoba’nın çiçek sokakları, Endülüs mimarisinin tüm inceliğini yansıtan eski han ve Cordoba evleri var. Birbirinden güzel avlulardan geçerken, havuzlarda şırıldayan suyun sesi kulaklarımızı dolduracak, gözlerimiz ise bin bir renk çiçeklerleri seyre dalacak. Son olarak tarihi şehir merkezinde vereceğimiz kısa bir serbest zamanın ardından, 1,5 saat sürecek bir yolculuk ile Flamenko’nun doğduğu topraklar olan Sevilla’ya doğru ilerliyoruz.Sevilla’da gezimize Plaza de Espana’nın da yer aldığı Maria Luisa Parkı ve Plaza America ile başlayacağız. İspanya İmparatorluğu’nun sömürgelere açılan kapısı Sevilla’da her köşede sömürgelerden elde edilen zenginliğin izlerini görmek mümkün. İçerisinde Cristof Colomb’un mezarı da yer alan, dünyanın en büyük üçüncü katedrali Sevilla Katedrali sıradaki durağımız. Katedralin hemen yanı başında ise Endülüs Emevi Devleti’nin hatırasını taşıyan, katedralin üzerine inşa edildiği camiden günümüze ulaşabilen son parça Hiralda Minaresi’ni göreceğiz. Ardından rehberimiz eşliğinde gerçekleştireceğimiz yürüyüş turumuzda Endülüs ve Hıristiyan ortak mirası mimarisi ile şekillenmiş Kastilya krallarının sarayı Alcazar ve keşiften 19.yy.a kadar Amerika kıtasına yapılan tüm deniz seferlerinin kayıtlarının tutulduğu Hint Arşivleri’nin arasından geçerek “eski” Sevilla olarak adlandırılan Santa Cruz mahallesinin eski dar sokaklarına ulaşacağız. Yürüyüşümüzün sonunda Sevilla Üniversitesinin merkez kampüsü olarak kullanılan, eski tütün fabrikası ve günümüzde deniz müzesi olan Torre del Oro yani Altın Kule’yi gördükten sonra sırada bir zamanların “Çingene mahallesi” Betis’in karşı yakasında vereceğimiz serbest zaman sonrasında ise konaklama için otelimize geçeceğiz.
Otelde alınacak kahvaltıdan sonra Portekiz’in başkenti Lizbon’a hareket. Varışta Belem bölgesinde öğle yemeği için serbest zaman. Akabinde Lizbon turu: Jeronimos Manastırı’nın kilise kısmı ziyaretinden sonra Tejo nehrinin kıyısındaki Belem Kulesi ile Keşifler Anıtı´nda fotoğraf molası için duraklayacağız. Şehrin en eski ve 1755 depreminden en az hasar görmüş semti olan adını Arapça hamam kelimesinden almış ve sadece yürüyerek keşfedilebilen Alfama semtinin kısmen panoramik ziyareti. Otele dönüş yolunda Praça do Comercio´dan Baixa semti, Rossio ve Restauradores meydanlarından geçip şık butiklerin bulunduğu Liberdade caddesinin sonunda yer alan Marques de Pombal meydanına nazır Eduardo parkının üst terasında verilecek fotoğraf molasından sonra turumuzu tamamlıyoruz. Tur bitiminde otele transfer ve odalara yerleşme.
Otelde alınacak sabah kahvaltısının ardından, Sintra´ya yaklaşık 40 dakika yolculuktan sonra, mutfak bacaları ve çinileriyle ünlü, çeşitli stillerin bir sentezi olan “Palacio de Vila”(Şehir Sarayı)´nı ziyaret edeceğiz. Akabinde kentin merkezindeki araba girmeyen dar sokaklarını keşif ve öğle yemeği için serbest vaktiniz olacak. Öğleden sonra, Avrupa´nın en batı ucu olan Cabo de Roca´ya ayak basacağız. Okyanus kıyılarından ilerleyip önce Guincho burnuna oradan Cascais yakınlarındaki “Boca de Inferno” kayalığına varıyoruz. Cascais merkeze inip balıkçı limanını gezeceğiz. Lizbon dönüş yolunda Casino´su ile meşhur zengin Estoril semtinden geçip otelinize varıyoruz. Akşam arzu eden misafirler ile ekstra olarak yemekli Fado gecesi. Geceleme otelimizde.
Otelinizde alınacak sabah kahvaltısının ardından Lizbon’un 300 km kuzeyinde bulunan Porto’ya doğru yola çıkış. İlk durağımız Obidos’a geldiğinizde sanki hala yüzyıllar önce yaşadığınızı hissedeceksiniz. Bu küçük kasabada yaşayanlar haftanın bazı günlerinde hala geleneksel kıyafetleriyle dolaşıp tarihi yeniden yaşatıyorlar. Akabinde ünlü Fátima kutsal şehrini keşfetmek için yola çıkıyoruz. Meryem Ana’nın 1917 yılında üç küçük çobana görünüp üç sırrı verdiği, bu yer, Hristiyanlığın en büyük hac ve ibadet merkezlerinden biridir. Yaklaşık iki buçuk saatlik yolculuktan sonra Porto’ya varışta panoramik şehir turu: modern ticaret ve iş merkezi olarak bilinen Boavista semtinden sonra ilk durağımız Atlantik Okyanusu kıyısında yer alan Queijo kalesi hudutları olacaktır. Buradan Douro nehrinin okyanusa döküldüğü yerdeki eski bir balıkçı köyü Foz mahallesinden geçerek nehir kıyılarından Porto merkeze doğru ilerliyoruz. Parkurumuz Carmo meydanından başlayacak. Tarihi kitapçı Lello ve Clerigos kilisesinden geçerek Aliados meydanına ineceğiz UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınan, Douro nehri kıyısında yer alan Ribeira semtinin keşfiyle son bulacaktır. Tur bitiminde otelinize yerleşme.
Otelde alacağımız sabah kahvaltısı sonrası Guimares & Braga & Bom Jesus do Monte Turumuzu gerçekleştireceğiz. Mükemmel şekilde korunmuş olan Guimaraes’in ünlü kalesi etrafında gelişen tarihi şehir merkezi 2001 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine dahil edilmiştir. 2012 yılında ise Avrupa Kültür Başkenti olarak seçilmiş bu güzel şehirde yapacağımız yürüyüş turunda ortaçağ kalesi, Portekiz mimarisinin özgün eserleri olan kiliseler, muhteşem bahçeler, tarihi ev ve sokalar hafızalarımızda yer edecek. Gezimizin sonunda bir sonraki durağımız Bom Jesus do Monte’ye hareket ediyoruz. 1784-1857 yılları arasında Carlos Amarante tarafından neoklasik tarza inşa edimiş, Bom Jesus Katedrali’nin önünde ki labirent olarak tabir edilen şaşırtmalı merdivenlerle aşağı indikten sonra Braga’ya devam ediyoruz. Braga; Portekiz’in Kuzey Batı’sında kurulmuş bir şehir. Portekiz tarihinin bilinen en eski şehri olma özelliğine sahip Braga, 2000 yıl önce Romalılar tarafından inşa edilmiş ve tarihi kalıntıları, güzel sokakları ile bugünkü gezimizin son durağı olacak. Turumuz sonrası Porto’ya dönüş ve serbest zaman. Geceleme otelimizde.
Otelinizde alınacak sabah kahvaltısının ardından Porto şehir merkezinde uçak saatimize göre vereceğimiz serbest zamanın ardından, dönüş yolculuğumuz için havaalanına geçip, gezimizi sonlandırarak, İspanya ve Portekiz’in unutulmaz hatıraları ile sizleri uğurlayacağız.