Fas-Portekiz-Endülüs Turu 9 gece 10 gün

Please contact us for price options…

  • 1. Gün; Malaga havaalanı karşılama ve şehir turu, ardından 1,5 saatlik bir yolculukla Granada’ya geçiş, konaklama Granada,
  • 2. Gün; Sabah kahvaltı sonrası tam gün Granada gezisi ve konaklama Cordoba,
  • 3. Gün; Sabah kahvaltı sonrası Cordoba, şehir turu ve ardından Porto’ya geçiş ve akşam konaklama Porto,
  • 4. Gün; Porto şehir turu, Lizbon’a yolculuk, yolda Obidos gezisi ve Lizbon konaklama.
  • 5. Gün; Lizbon şehir turu ve Sevilla’ya geçiş. Konaklama Sevilla.
  • 6. Gün; Sabah kahvaltı sonrası tam gün Sevilla gezisi ve akşam konaklama Algeciras,
  • 7. Gün; Sabah kahvaltı sonrası Tanca’ya geçiş şehir turu ve konaklama,
  • 8. Gün; Şafşavan, Meknez ve Fez gezileri, Fez konaklama,
  • 9. Gün; Rabat gezisi ve Kasablanca konaklama,
  • 10. Gün; Kasablanka gezisi ve havalanından uğurlama.

Services included in the program

Transportation

Guidance Services

Accommodation

Malaga kentinde bize çok yabancı olmayan Akdeniz’in güzel esintisi karşılayacak bizleri. Malaga’da yapacağımız panoramik bir şehir turunda, Malaga’nın Botanik Bahçelerini, Boğa güreşi arenası Plaza de Toro’yu, Malaga limanını görecek, tarihi kale Gibralforo’dan kenti kuş bakışı seyredeceğiz, ardından ise aracımızdan ayrılıp, şehrin sokaklarına dalacağız. Şehrin eski sokaklarında yapacağımız yürüyüş turunda ise yarım kalmış Malaga Katedralini, Roma tiyatrosunu ve Endülüs Kalesini, ünlü ressam Picasso’nun doğduğu evi ve hala bir çok eserinin eskizlerinin sergilendiği Picasso Müzesi’ni göreceğiz, eski sokakları arkamızda bıraktığımızda ise İspanya’nın sanat ve moda merkezi Malaga’nın şık modern sokakları, büyük markaların mağazalarının yanında, küçük butikler, Anayasa meydanı ve Andalucia’nın eşsiz lezzeti tapas restoranları ile karşılaşacağız. Kentin ilk kurucuları Fenikeliler, şehri bir balıkçılık kolonisi olarak inşa etmişler. Malaga’ya gelmişken bu 3000 yıllık geleneğin sürdürücüleri, sahildeki salaş balıkçı lokantalarını da ziyaret ettikten sonra gece konaklayacağımız Granada şehrine geçeceğiz.
Endülüs’ün incisi Granada denince ilk akla gelen Elhamra Sarayı olur kuşkusuz. Bizimde Granada’da ilk durağımız muhteşem bahçeleri ve inanılmaz güzellikteki süslemeleri ile Elhamra Sarayı olacak. Uzun saray turumuz sırasında hem Ben-i Ahmer Krallığı’nın harikalarını seyre dalacağız, saray çıkışı San Nikolas Tepesi’nden göreceğimiz Granada ile kucaklaşacağız. Şehir bizi bekliyor; eski Arap mahallesi olan Albacin’de, sokak sanatçılarının hoş ezgileriyle dik sokakları arşınlayıp, şehrin ana caddesi Gran Via caddesine ve şehri alan kraliçenin adını taşıyan Isabel de Catholica meydanına ulaşacağız. Kısa bir kahve yada nane çayı molası sonrası Granada Katedrali, çarşılar ve irili ufaklı özel müzeler bizleri bekliyor. Dileyen misafirlerimiz bu güzel kentin çarşılarında gezerken, dileyen misafirlerimiz ise her köşe başında sizi karşılayan kentin birbirinden güzel meydanlarındaki cafelerinde meşhur tapasları tadabilirler. Granada’daki keyifli gezimizin ardından konaklama için Cordoba’ya geçeceğiz.
Roma İmparatorluğu döneminde bölgenin başkenti olan Cordoba gezimizde bizi ilk olarak Guadalquivir nehri karşılayacak. Tarihi Roma köprüsünün üzerinden yürüyüp, Roma kapısını geçerek kente giriş yapacağız. Cordoba’da ilk olarak 2000 yıllık kentin, en görkemli yapısı, dünyanın en büyük camilerinden, 850 adet sütun üzerinde yükselen Kurtuba Ulu Camii’ni ziyaret edeceğiz. Kurtuba Camii’nin görkemine tanıklık ettikten sonra durağımız eski sokaklar. Yolumuz üzerinde Cordoba’nın çiçek sokakları, Endülüs mimarisinin tüm inceliğini yansıtan eski han ve eski Cordoba evleri var. Birbirinden güzel avlulardan geçerken, havuzlarda şırıldayan suyun sesi kulaklarımızı dolduracak, gözlerimiz ise bin bir renk çiçeklerleri seyre dalacak. Bu muazzam günü kentte vereceğimiz serbest zaman ile sonlandırarak, Porto’daki otelimize geçeceğiz.
Otelinizde alınacak sabah kahvaltısının ardından Porto panoramik şehir turu: modern ticaret ve iş merkezi olarak bilinen Boavista semtinden sonra ilk durağımız Atlantik Okyanusu kıyısında yer alan Queijo kalesi hudutları olacaktır. Buradan Douro nehrinin okyanusa döküldüğü yerdeki eski bir balıkçı köyü Foz mahallesinden geçerek nehir kıyılarından Porto merkeze doğru ilerliyoruz. Parkurumuz Carmo meydanından başlayacak. Tarihi kitapçı Lello ve Clerigos kilisesinden geçerek Aliados meydanına ineceğiz UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınan, Douro nehri kıyısında yer alan Ribeira semtinin keşfiyle son bulacaktır. Şehir turumuzun ardından Lizbon’a doğru yola çıkacağız. Yolda küçük ortaçağ kasabası Obidos’da kısa bir mola verip, konaklama için Lizbon’daki otelimize geçeceğiz.
Lizbon turumuzda Jeronimos Manastırı’nın kilise kısmı ziyaretinden sonra Tejo nehrinin kıyısındaki Belem Kulesi ile Keşifler Anıtı´nda fotoğraf molası için duraklayacağız. Şehrin en eski ve 1755 depreminden en az hasar görmüş semti olan adını Arapça hamam kelimesinden almış ve sadece yürüyerek keşfedilebilen Alfama semtinin kısmen panoramik ziyareti. Otele dönüş yolunda Praça do Comercio´dan Baixa semti, Rossio ve Restauradores meydanlarından geçip şık butiklerin bulunduğu Liberdade caddesinin sonunda yer alan Marques de Pombal meydanına nazır Eduardo parkının üst terasında verilecek fotoğraf molasından sonra turumuzu tamamlıyoruz. Tur bitiminde konaklama için Sevilla’ya doğru yola çıkacağız ve günü Sevilla’daki otelimizde sonlandıracağız.
Andalucia’nın başkenti Sevilla sıradaki durağımız. Sevilla’da gezimize Plaza de Espana’nın yer aldığı Maria Luisa Parkı ve Plaza America ile başlayacağız. İspanya İmparatorluğu’nun sömürgelere açılan kapısı Sevilla’da her köşede sömürgelerden elde edilen zenginliğin izlerini görmek mümkün. İçerisinde Cristof Colomb’un mezarı da yer alan, dünyanın en büyük üçüncü katedrali Santa Marta Katedrali sıradaki durağımız. Katedralin hemen yanı başında ise Endülüs Emevi Devleti’nin hatırasını taşıyan, katedralin üzerine inşa edildiği camiden günümüze ulaşabilen son parça Hiralda Minaresi’ni göreceğiz. Ardından Kastilla krallarının İslam mimarisinden ilham alarak inşa ettirdikleri Alcazar Sarayı’nı ve Amerika’ya yapılan tüm deniz seferlerinin kayıtlarının tutulduğu Hint Arşivleri binasını dışarıdan gördükten sonra eski Sevilla olarak adlandırılan Santa Cruz mahallesinde keyifli bir yürüyüş yapacağız. Yürüyüşümüzün sonunda Anayasa Bulvarına ulaşacak, ardından günümüzde deniz müzesi olan Torre del Oro yani Altın Kule’yi gördükten sonra eski Çingene mahallesi Betis’in karşı yakasında kısa bir serbest zaman vereceğiz. Serbest zamanımızın sonunda ise konaklama için Algeciras’daki otelimize geçeceğiz.
İspanya’dan feribot ile Cebelitarık boğazını geçerek varacağımız Tanca şehrinde panoramik şehir turumuzu gerçekleştireceğiz. Fas’ın bu güzel sahil kentinde, camileri, hanları, çarşıları , dar sokakları ve kendine özgü evleri ile Fas’ı tanıma ve kuskus pilavı ile ünlü leziz Fas mutfağını tatma şansımız olacak. Özellikle uygun fiyatlarıyla Tanca çarşılarında zevkle gezecek ve aradıklarınızı bulabileceksiniz. Rengarenk kapılar ile bezeli dar sokakları, İslam kültürü ile bezenmiş yapıları ile Tanca hafızalarınızda mutlaka yer edecektir. Gece konaklamamız da Tanca’daki otelimizde olacak.
Sabah kahvaltısının ardından Mavi Şehir Şafşavan’a gidiyoruz. 2 saatlik panoramik Medina turumuzun ardından, otobüsümüz ile Meknez şehrine geçiyoruz. Fas tarihinin efsane sultanlarından Mulay Ismail tarafından önce ordugah ve saray olarak inşa edilmiş ardından 16. Yüzyılın yeni başkenti olarak imar edilmiş Meknez şehrini göreceğiz. Kentte dünya üzerinde doğu kültürünün en güzel şehir kapısı olarak bilinen Mansur Kapısı, Mulay Ismail türbesi ve eski şehir surlarını gezdikten sonra Fez şehrinde yer alan otelimize yerleşeceğiz.
Endülüs’ün kutsal bilim merkezlerinden Fez şehrini gezmeye Borj tepesine çıkarak başlıyoruz. Fez şehri hakkında bilgi alıyor şehir manzarasını seyrediyoruz. Günümüz Mellah Musevi Mahallesi ve Endülüs semti, Karavin camisi ve medresesi, Neccarin çeşmesi ve Attarin Medresesi ile devam ediyor. Binlerce yıllık geleneksel üretimin devam ettiği deri tabakhaneleri, Fez çarşı ve medinası keşfettikten sonra başkent Rabat’a geçiyoruz. Afrika kıtasından Endülüs İspanya’sına yapılan seferler için bir askeri üs olarak kurulan Rabat bir dönem korsanların hüküm sürdüğü bir kaleye dönüşmüştür. Fransız koloni döneminde başkent ilan edilmiş döneminin en modern binaları ile süslenmiştir. Günümüzde de Fas Krallığının başkentidir. Şehirde yapılacak panoramik gezinin ardından Hasan II Kulesi ve Muhammed V Anıt Mezarı, Kraliyet Sarayı Meydanı ziyaret edeceğiz. Sale şehrine bakan, Bouregreg nehri ağzında kurulu kalede geleneksel nane çayı molası verdikten sonra konaklama için Kasablanka’daki otelimize geçeceğiz.
Avangart ruhlu, beyaz şehir Kazablanka’yı gezmeye Birleşmiş Milletler Meydanı ve Muhammed V Bulvarı ile başlıyoruz. Tarihi Habus Meydanı ve Hassan II Camii’ni ziyaret edeceğiz. (Camiye giriş tura dahil değildir, isteyen misafirler girebilir) İç mekanda 25.000 kişinin aynı anda namaz kılabildiği caminin avlusunda 80.000 kişi toplanabilir ayrıca 200 metrelik minaresinde bulunan lazer lambası 35 km uzaklığa kadar namaz vaktini bildirir. 20 bin metrekare alana kurulu yapı günün en etkileyici gezisi olacaktır. Atlas Okyanusu kıyılarındaki Corniche semti yine ilginç duraklardandır. Kasablanka şehrinde yapacağımız panoramik gezimizin ardından da dönüş yolculuğumuza başlamak için gezimizin eşsiz hatıraları ile havaalanına geçiyoruz.