Büyük İspanya Turu 7 gece 8 gün

Please contact us for price options…

  • 1. Gün: İstanbul-Barcelona, Barcelona şehir turu, konaklama Barcelona,
  • 2. Gün: Barcelona şehir turu, konaklama Valencia,
  • 3. Gün: Valencia şehir turu, konaklama Granada.
  • 4. Gün: Granada şehir turu, konaklama Sevilla,
  • 5. Gün: Sevilla şehir turu, konaklama Cordoba,
  • 6. Gün: Cordoba ve Toledo şehir turları, konaklama Madrid,
  • 7. Gün: Madrid şehir turu, konaklama Madrid,
  • 8. Gün: Serbest zaman ve dönüş yolculuğu.

 

Services included in the program

Transportation

Guidance Services

Accommodation

Barcelona, İspanya’nın İstanbul’u olarak değerlendirebileceğimiz, ülkenin en hareketli ve eğlenceli şehridir. Ilıman iklimi ,sıcakkanlı ve misafirperver insanları, tarihi, mimarisi, binaları , müzeleri, yemekleri ve eğlencesi ile görülesi bir şehir. Plaza de Catalunya’yı limana bağlayan şehrin en popüler caddesi La Rambla, ressamları, müzisyenleri, çiçekçileri ve cafeleriyle çok canlı bir sokak. Sokağın başlangıcında Kristof Kolomb’un heykeli yer alır. Yol boyunca 19. yüzyıldan kalma La Bogueria (Kapalıçarşı) ve opera binası, etrafı tarihi yapıyla çevrili, ortasında büyük bir çeşme bulunan Plaza Real ve Modernist akımın öncüsü mimar Gaudi’nin baş yapıtları Barcelona’nın harikalarından sadece örneklerdir. Barselona şehir turumuzda La Sagrada Familia Kilisesi, Endülüs Arenası, Cristof Colomb Heykeli, Montjuic Tepesi, Kraliyet Sarayı, Olimpik Liman, İspanya ve Catalunya Meydanları, La Ramblas Caddesi’ni görüp, Catalan mutfağından seçme lezzetleri tadacak ve Barcelona’nın en eski yerleşim alanı Gotik Mahalle’nin ara sokaklarında tarifsiz güzelliklere tanıklık edeceğiz. Avrupa’nın en güzel şehri Barselona’nın büyüsü ile geçireceğimiz güzel gezimizi, İspanya Meydanı’ndaki sihirli havuzun dans eden ışıkları ile sonlandırarak, otelimize geçeceğiz.
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Barcelona gezimize devam edeceğiz. Bu günkü programımızda, şehir merkezinde alışveriş için vereceğimiz kısa bir serbest zamanın ardından, mimar Gaudi’nin önemli eseri Park Güell ve Nou Camp stadı var. Barcelona’daki gezimiz tamamladıktan sonra ise yaklaşık 5 saatlik bir otobüs yolculuğu ile portakalın ve festivallerin şehri Valencia’ya geçeceğiz. Valencia’da alacağımız akşam yemeğinin ardından da Valencia’daki otelimizde konaklayacağız.
Kahvaltı sonrası İspanya’nın doğusunda, Akdeniz’in Costa del Azahar sahillerinin güzel şehri Valencia bizi bekliyor. Madrid ve Barcelona’dan sonra ülkenin üçüncü büyük şehri olma unvanını kendisinde bulunduran Valenciya tarihi ve kültürel zenginlikleri ile de yeryüzünde mutlaka görülmesi gereken şehirler arasında yer alır. Valencia’daki turumuz sırasında El Micalet Katedrali, Boğa güreşlerinin yapıldığı arena, Dela Virgen , Tores De Seranos Katedral ve Çan Kulesi, Mercado Central, tarihi ticaret merkezi La Lonja ve Ulusal Müze göreceğimiz yerler arasındadır. Ancak sadece tarihi yapıları değil, geçtiğimiz yıllarda tamamlanan ve içerisinde Avrupa’nın en büyük Aquarium’u ve Hemisferic isimli sizi evrenin derinliklerine yolculuğa çıkaran dev kubbe dahil birbirinden ilginç onlarca etkinliğin yer aldığı Bilim ve Sanat kentini de ziyaret edeceğiz. Şehir turumuzun ardından 5 saatlik bir otobüs yolculu ile Granada’ya varacak ve otelimizde konaklayacağız.
Endülüs’ün incisi Granada denince ilk akla gelen Elhamra Sarayı olur kuşkusuz. Bizimde Granada’da ilk durağımız muhteşem bahçeleri ve inanılmaz güzellikteki süslemeleri ile Elhamra Sarayı olacak. Uzun saray turumuz sırasında hem Beni Ahmer Krallığı’nın harikalarını seyre dalıp, saray çıkışı San Nikolas Tepesi’nden göreceğimiz Granada ile kucaklaşacağız. Şehir bizi bekliyor; eski Arap mahallesi olan Albacin’de, sokak sanatçılarının hoş ezgileriyle dik sokakları arşınlayıp, Morabütün Camii’ni görüp, şehrin ana caddesi Gran Via caddesine ve şehrin alan kralicenin adını taşıyan Isabel de Catholica meydanına ulaşacağız. Kısa bir kahve yada nargile molası sonrası Granada Katedrali ve çarşılar bizleri bekliyor. Dileyen misafirlerimiz bu güzel kentin çarşılarında gezerken, dileyen misafirlerimiz ise her köşe başında sizi karşılayan kentin birbirinden güzel meydanlarındaki cafelerinde meşhur tapasları tadabilirler. Granada’nın keyifli sokaklarındaki kısa molamızın ardından, konaklama için Sevilla’daki otelimize geçeceğiz.
Andalucia’nın başkenti Sevilla sıradaki durağımız. Sevilla’da bizleri içerisinde görkemli Plaza de Espana’nın yer aldığı Maria Luisa Parkı karşılayacak. İspanya’nın sömürgeci zamanlarının sömürgelere açılan kapısı Sevilla’da her köşede sömürgelerden elde edilen zenginliğin izlerini görmek mümkün. İçerisinde Cristof Colomb’un mezarı da yer alan, dünyanın en büyük üçüncü katedrali Santa Marta Katedrali sıradaki durağımız. Katedralin hemen yanı başında ise şanlı Endülüs Emevi Devleti’nin hatırasını taşıyan, katedralin üzerine inşa edildiği camiden günümüze ulaşabilen son parça Hiralda Minaresi’ni göreceğiz. Günümüzde deniz müzesi olan Torre del Oro yani Altın Kule’yi ziyaret ettikten sonra Guadalquivir nehrinde yapacağımız kısa bir tekne turu ile Sevilla’nın tüm görkemi önümüze serilecek. Tekne turumuz sonrasında ise kraliyet sarayı Alcazar’ın göz alıcı Endülüs ve Hıristiyan ortak mirası mimarisi ile geçmişe bir yolculuk yapacağız. Ve son durağımız “Çingene Mahallesi” diye de bilinen eski Sevilla sokaklarında keyifli bir gezi olacak. Sevilla gezimiz sonrasında ise Cordoba’daki otelimize geçeceğiz.
Roma İmparatorluğu döneminde bölgenin başkenti olan Cordoba’da da bizi ilk olarak Guadalquivir nehri karşılayacak. Tarihi Roma köprüsünün üzerinden yürüyüp, Roma kapısını geçerek kente giriş yapacağız. 2000 yıllık kentin, en görkemli yapısı, dünyanın en büyük camilerinden olan, 850 adet sütun üzerinde yükselen Kurtuba Ulu Camii’ni ziyaret edeceğiz. Kurtuba Camii’nin görkemine tanıklık ettikten sonra durağımız eski sokaklar. Yolumuz üzerinde Cordoba’nın çiçek sokakları, Endülüs mimarisinin tüm inceliğini yansıtan eski han ve örnek Cordoba evi var. Birbirinden güzel avlulardan geçerken, havuzlarda şırıldayan suyun sesi kulaklarımızı dolduracak, gözlerimiz ise bin bir renk çiçeklerleri seyre dalacak. Son olarak Ortaçağ Avrupa’sının günahlarına tanıklık edeceğimiz, Engizisyon Müzesi’ni görüp, hatıralarımızda derin izler bırakacak Cordoba’yı arkamızda bırakarak, tarihi Toledo şehrine geçeceğiz. Madrid-Cordoba yolu üzerinde yer alan Toledo, 1560 senesinde II. Felipe imparatorluğunun Başkentini Madrid şehrine taşıyana kadar, döneminin en önemli kültür, ticaret ve askeri merkezi olmuş bir kent. Tajo Nehri’nin çevresinde kıvrılarak koruma altına aldığı, UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne koyduğu Toledo’da gerçekleştireceğimiz bu gezimizde, El Greco’nun eşsiz eserleriyle ününe ve zarafetine güzel sanatları da eklemiş Toledo Kathedrali, şehrin kalbi Zocodover Meydanı, Tajo Nehri’ni geçerek şehre bağlanan Alcantara Köprüsü, şehrin bütün tarihi olaylarına tanıklık etmiş Bisagra Kapısı ve iç içe geçmiş Orta Çağ karakterli sokaklarını rehberimizin anlatımı eşliğinde gezeceğiz. Bizlere verilen serbest zamanın ardından şövalyeler döneminin en önemli ekipmanları olan çelik zırh, kalkan ve kılıçların imal edildiği ve bu alanda haklı bir unvana sahip dünyaca meşhur Toledo Çeliği’nin geleneksel yöntemlerle üretildiği bir fabrikayı ziyaret ederek, harlanmış ateşte çelik ustalarının güçlü çekiç darbeleriyle büyük bir ustalıkla eserlerine şekil verişlerini yakından izleyecek ve çeliğin Endülüs döneminde el işçiliği ile buluşarak Şam İşi olarak ünlenmiş çelik tabaklar üzerine 24 ayar altın telinden telkari ustalarının incelikle çıkardığı işçilikleri göreceğiz. Dönüş yolundan önce Toledo’nun kendine has lezzeti dünyaca bilinen acıbadem tatlısı marzipanın tadına bakmanızı da öneririz. Şehir turunun ardından otobüsümüz ile Madrid şehrine geçip, orada konaklayacağız.
Sabah otelde alacağımız kahvaltının ardından, Madrid’de yapılacak panoramik şehir turunda 3,5 milyon nüfuslu Avrupa’nın en kalabalık başkentlerinden Madrid’in ana caddesi Gran Via “Bienvenido” dercesine karşılayacak bizleri, sonrasında Paseo de la Castellana’dan geçerek, Bernabéu Stadyumu’nu, Sibeles Anıtı’nı ve Boğa Güreşi Arenası’nı göreceğiz. Tur otobüsümüzden ayrıldıktan sonra ise Madrid sokaklarını arşınlamaya başlayacağız. Madrid şehir merkezindeki gezintimizde Antik Mısır’dan İspanya topraklarına taşınmış Debod Tapınağı, Don Kişot ile Sanço Panço’nun heykellerinin yer aldığı Plaza de Espana, Kraliyet Sarayı, 9 kapılı Plaza Mayor ve son olarak Madrid’in kalbi Sol Meydanı bizleri bekliyor. Gezimizin ve İspanyol mutfağının benzersiz lezzetlerini tadabileceğiniz Madrid sokaklarındaki akşam yemeği molamızın ardından ise otelimize dönüyoruz.
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Madrid şehir merkezinde öğle saatlerine kadar serbest zaman vereceğiz. Serbest zamanın ardından rehberimizin belirteceği saatte buluşarak havalimanına doğru hareket ediyoruz.