Anadolu 14 Gece 15 Gün

Please contact us for price options…

  • 1. Gün: Ankara Havalimanı’nda buluşma
  • 2. Gün: Ankara gezisi
  • 3. Gün: Hitit başkenti Hattuşa
  • 4. Gün: Kapadokya, Göreme Açıkhava Müzesi
  • 5. Gün: Kopadokya, yeraltı şehri
  • 6. Gün: Konya, Mevlana Müzesi
  • 7. Gün: Antalya, Aspendos
  • 8. Gün: Antalya, Perge Antik Kenti
  • 9. Gün: Antalya, Termessos
  • 10. Gün: Pamukkale ve Hierapolis Antik Kenti
  • 11. Gün: Selçuk Efes Antik Kenti
  • 12. Gün: Bergama Antik Kenti
  • 13. Gün: Truva ziyareti
  • 14. Gün: İstanbul gezisi
  • 15. Gün: Havalimanına transfer

Services included in the program

Transportation

Guidance Services

Accommodation

Turumuzun başlangıç yeri olan Ankara Havalimanı’nda rehberimizle buluşuyoruz ve otelimize giriş yapıyoruz. Otelde alacağımız küçük bir içecek ikramı eşliğinde turumuza dair bilgilendirmeyi rehberimizden alıyoruz. Bugün ve yarın konaklamamız Ankara’da.
Türkiye’nin tam kalbinde yer alan başkent Ankara’daki turumuza Hititler’in ve Anadolu’da yaşamış başka birçok medeniyetin tarihini keşfe çıkacağımız Anadolu Medeniyetleri Müzesi gezisi ile başlıyoruz. Daha sonra eski Ankara Kalesi’ni de göreceğimiz kısa bir panaromik turla Agustus Tapınağı’na varıyoruz. Burayı da ziyaret ettikten sonra başkentteki turumuzu Anıtkabir gezisiyle sonlandırıyoruz.
Bu sabah, Ankara’dan ayrıldıktan sonraki ilk durağımız, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan, Hitit Uygarlığı’nın başkenti Hattuşa. Burada büyüleyici Aslan Kapısı’nı, Kral Kapısı’nı ve de tapınak ve kütüphane yazıtlarını gördükten sonra gezimize, Hititler’in ve Hattuşa’nın en etkileyici kutsal mekanı Yazılıkaya Açıkhava Tapınağı ziyaretiyle devam ediyoruz. Bu görkemli tapınağı gördükten sonra bugünden itibaren üç gece konaklayacağımız Kapadokya’ya doğru yola çıkıyoruz.
Bugün, dünyaca ünlü peribacalarını görmek üzere Göreme Açık Hava Müzesi’ne gidiyoruz. Peribacalarının Kapadokya’yı eşsiz bir yer yapmasının tek nedeni doğal güzellikleri değil. Peribacaları Hıristiyanlık tarihinde, Anadolu Hıristiyanlarına ve onların kilise ve manastırlarına ev sahipliği yapmış olmasıyla önemlidir bir yere sahiptir. Göreme Açık Hava Müzesi gezimizde, kayalara oyularak yapılmış Karanlık Kilise ve Tokalı Kilise gibi peribacası kiliselerde, günümüze kadar ulaşmış muhteşem duvar resimleri göreceğiz.
Bu sabah kahvaltının ardından Çavuşin’e gidiyoruz. Bu küçük kasabayı ziyaret edip “güvercin kilisesi”ni gördükten sonra günümüz, bizi Ayvalı Kilise’ye götürecek olan Güllü Dere yürüyüşüyle devam edecek. Ayvalı Kilise, 8. ve 9. yüzyıllara denk gelen ve İkonoklastik dönem dediğimiz ve bölgedeki bütün kiliselerdeki duvar resimlerinin tahrip edildiği yıllardan sonra en iyi korunup günümüze ulaşmış kiliselerden biri. Buradaki gezimizi bitirdikten sonra hep birlikte, yerin altına doğru birkaç kattan oluşan bir yeraltı şehri keşfedeceğiz.
Bugün Kapadokya’dan ayrılıp Mevleviler şehri, Müslüman’ların manevi başkenti Konya’ya doğru yola çıkıyoruz. Burada Mevlana Müzesi’ni gezdikten sonra Karatay Medrese’sine geçiyoruz ve burayı ziyaretimizle Konya gezimizi tamamlıyoruz.
Bugün Konya’dan ayrılıp güneye, Antalya’ya doğru yola çıkıyoruz. İlk durağımız, antik dönemden günümüze kadar en iyi korunmuş tiyatro olarak bilinen Aspendos. Sahip olduğu eşsiz akustik, bu tiyatronun bugün hala birçok etkinliğe ev sahipliği yapmasına sebep. Bu tiyatroyu ziyaretimizin ardından Belkıs Köprüsü’nü ve Roma su kemerlerini görerek iki gün konaklayacağımız Antalya otelimize giriş yapıyoruz.
Antik Pamfilya bölgesinin önemli şehirlerinden biri olan Perge’ye gidiyoruz bugün. Kestros Nehri kıyısında kurulmuş olan bu antik kentte, Acropolis kalıntılarını, sütunlu yolu, stadyum ve şehir kapısı kalıntılarını gördükten sonra güneyin en güzel şehirlerinden biri olan Antalya’yı gezeceğiz. Büyüleyici Toros Dağları manzarasıyla modern şehri gezerken eski kale içi bölgeye de kolayca ulaşıp Antalya’nın sembolü Yivli Minare’yi ziyaret edebilirsiniz.
Bugün sabah erkenden Antalya’daki otelimizden ayrılıp başka bir antik kent olan ve Termessos Milli Parkı içinde yer alan Termessos’a doğru yola çıkıyoruz. Konumundan dolayı yabani flora ve doğal güzelliklerle de donanmış bu antik kenti gezdikten sonra rotamızı kuzeye çeviriyoruz. Bu kez durağımız Pamukkale. Kireç taşından meydana gelen ve pamuk tarlalarını andıran bu termal havuzları gezdikten sonra otelimize giriş yapıyoruz.
Pamukkale’yi güzel ve meşhur yapan şey sadece bu olağanüstü jeolojik oluşumlar değil aynı zamanda, tam da travertenlerin bulunduğu yerde kurulmuş olan bir antik kente sahip olmasıdır. Hieropolis Antik Kenti. Tarih boyunca hem önemli bir sağlık merkezi hem de dini bir merkez olan ve geniş bir nekropolis alanına sahip olan bu kenti gezimizin ardından bir halı dokuma atölyesini ziyaret edeceğiz. Burdan sonra da iki gece konaklayacağımız Kuşadası’na doğru yola çıkacağız.
Bugün, dünyadaki en büyük açık hava müzelerinden biri olan Efes Antik Kenti gezisiyle günümüze başlıyoruz. Gezimiz sırasında göreceğimiz ve günümüze kadar nerdeyse tamamiyle korunmuş olan yapılardan bazıları agora, Domitian Tapınağı, Nympheum, hamam kalıntıları, tiyatro (25,000 kişilik kapasitesiyle Küçük Asya’nın en büyük tiyatrosu), Arcadias mermerli caddesi, Celsius Kütüphanesi. Buradaki gezimizin ardından öğleden sonra, Meryem Ana Evi ve St.John Bazilikası’nı ziyaret edebilirsiniz.
Bu sabah Kuşadası’ndaki otelimizden ayrılıp tarihi Pergamon’a, bugünkü adıyla Bergama’ya doğru yola çıkıyoruz. Pergamon Antik Kenti’nde, Zeus Altar’ı, mezar yapılarını üzerinde barındıran Acropolis’i daha sonra da antik şehrin en önemli kalıntılarından olan Asklepion ve Sanatorium’u göreceğiz.
Bugünkü rotamız Helenistik Truva. Homer’in İlyada’sında adı geçen, şehrin girişinde bizi bir sembolünün karşıladığı Truva Atı efsanesine ev sahipliği yapan Truva. İlk kazıların Alman arkeolog Heinrich Schliemann tarfından 1871 yapıldığı bu efsanevi şehir kalıntılarını ziyaretimizin ardından yeniden yola koyulup Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul’a varıyoruz.
Türkiye’nin en kalabalık, dünyanın da en fazla nüfusuna sahip şehirlerden biri olan, Roma, Bizans, Osmanlı imparatorluklarına başkentlik yapmış İstanbul’da bir şehir turu yapıyoruz bugün. Kilise olarak inşa edildiği tarihte dünyanın en büyük binası olan Ayasofya, bulunduğu meydana ismini veren Sultanahmet Camii ve Topkapı Sarayı gezilerimizin ardından, Kapalıçarşı’da vereceğimiz serbest zamanla İstanbul’daki turumuzu sonlandırıyoruz.
İki haftalık Türkiye turumuz burada sona eriyor. Bir dahaki Armitour gezisinde görüşmek dileğiyle vedalaşıp sizleri havalimanına transfer ediyoruz. İyi yolculuklar…