6 Gece 7 Gün Endülüs Programı

Please contact us for price options…

  • 1. Gün: Malaga’da buluşma, şehir turu ve konaklama Granada.
  • 2. Gün: Granada şehir turu, Alhambra Sarayı ve Albayzin Mahallesi gezisi.
  • 3. Gün: Mijas ve Ronda gezileri, konaklama Sevilla.
  • 4. Gün: Sevilla şehir turu ve konaklama Cordoba.
  • 5. Gün: Cordoba ve Toledo şehir turları ve konaklama Madrid.
  • 6. Gün: Madrid şehir turu ve konaklama.
  • 7. Gün: Uçuş saatine göre Madrid şehir merkezinde serbest zaman ve dönüş yolculuğu için havaalanına hareket.

Services included in the program

Transportation

Guidance Services

Accommodation

Malaga Havaalanı çıkışında bu güzel liman kentinin bize çok yabancı olmayan Akdenizli güzel esintisi karşılayacak bizleri. Malaga’da yapacağımız panoramik bir şehir turunda, ilk olarak otobüsümüz ile Malaga’nın Botanik Bahçelerini, Boğa güreşi arenası Plaza de Toro’yu, Malaga limanını görecek, tarihi kale Gibralforo’dan kenti kuş bakışı seyredeceğiz, ardından ise aracımızdan ayrılıp, şehrin sokaklarına dalacağız. Şehrin eski sokaklarında yapacağımız yürüyüş turunda ise dışarıdan yarım kalmış Malaga Katedralini, Roma tiyatrosunu ve Endülüs Kalesini, ünlü ressam Picasso’nun doğduğu evi ve hala bir çok eserinin eskizlerinin sergilendiği Picasso Müzesi’ni göreceğiz, eski sokakları arkamızda bıraktığımızda ise İspanya’nın sanat ve moda merkezi Malaga’nın şık modern sokakları, büyük markaların mağazalarının yanında, küçük butikler, Anayasa meydanı ve Andalucia’nın eşsiz lezzeti tapas restoranları ile karşılaşacağız. Burada vereceğimiz serbest zaman sırasında dileyen misafirlerimiz Malaga’nın şık mağazalarına bakarken, dileyen misafirlerimiz ise dışarıdan gördüğümüz müzeleri ziyaret edebilirler, serbest zamanın ardından ise 1,5 saatlik bir yolculuk ile gece konaklayacağımız Granada şehrine geçeceğiz.
Endülüs’ün incisi Granada denince ilk akla gelen Elhamra Sarayı olur kuşkusuz. Bizimde Granada’da ilk durağımız muhteşem bahçeleri ve inanılmaz güzellikteki süslemeleri ile Elhamra Sarayı olacak. Uzun saray turumuz sırasında Ben-i Ahmer Krallığı’nın harikalarını seyre dalacağız, saray çıkışı San Nikolas Tepesi’nden göreceğimiz Granada ile kucaklaşacağız. Şehir bizi bekliyor; eski Arap mahallesi olan Albayzin’de, sokak sanatçılarının hoş ezgileriyle dik sokakları arşınlayıp, şehrin ana caddesi Gran Via caddesine ve şehri alan kraliçenin adını taşıyan Isabel de Catholica meydanına ulaşacağız. Kısa bir kahve yada nane çayı molası sonrası dışarıdan göreceğimiz Granada Katedrali, çarşılar ve irili ufaklı özel müzeler bizleri bekliyor. Dileyen misafirlerimiz bu güzel kentin çarşılarında gezerken, dileyen misafirlerimiz ise her köşe başında sizi karşılayan kentin birbirinden güzel meydanlarındaki cafelerinde meşhur tapasları tadabilirler. Granada’nın keyifli akşamlarından kısa da olsa güzel anılarla konaklama için otelimize geçeceğiz.
Sabah kahvaltı sonrası Granada’daki otelimizden hareket edeceğiz. İlk durağımız çiçekler ile süslenmiş sokakları, tarihi beyaz evleri ve güzelliği ile Endülüs’ün gözdeleri arasına girmiş Mijas kasabası, burada yapacağımız kısa gezi ve serbest zamanın ardından, sıradaki durağımız iki denizin kavuştuğu, Tarık Bin Ziyad’ın Iberia’nın fethi için sahillerine çıktığı Cebelitarık boğazı olacak. Burada muhteşem Tarık kayasını ve boğazın ucunda yer alan eski bir İslam kalesi tarifa şehrini göreceğiz. Tarifa’da vereceğimiz serbest zamanın ardından ise Ronda şehrine doğru yolculuğumuza devam edeceğiz. E. Hemingway’ın Çanlar Kimin İçin Çalıyor romanında anlatılan, iç savaşın kaotik kenti, bugün ise romantizmin merkezi Ronda’da beyaz badanalı evler, dar sokaklar, dışarıdan göreceğimiz Ben-i Ahmer Sarayı ve İspanya’nın en eski boğa güreşi arenası, 100 m yükseklikteki muhteşem köprü ve görkemli uçurumlar bizleri bekliyor. Ronda’da vereceğimiz serbest zamanın ardından ise yolculuğumuza devam ederek Sevilla şehrine ulaşacak ve buradaki otelimizde konaklayacağız.
Andalucia’nın başkenti Sevilla sıradaki durağımız. Sevilla’da gezimize Plaza de Espana’nın da yer aldığı Maria Luisa Parkı ve Plaza America ile başlayacağız. İspanya İmparatorluğu’nun sömürgelere açılan kapısı Sevilla’da her köşede sömürgelerden elde edilen zenginliğin izlerini görmek mümkün. İçerisinde Cristof Colomb’un mezarı da yer alan, dünyanın en büyük üçüncü katedrali Sevilla Katedrali sıradaki durağımız. Katedralin hemen yanı başında ise Endülüs Emevi Devleti’nin hatırasını taşıyan, katedralin üzerine inşa edildiği camiden günümüze ulaşabilen son parça Hiralda Minaresi’ni göreceğiz. Ardından rehberimiz eşliğinde gerçekleştireceğimiz yürüyüş turumuzda Endülüs ve Hıristiyan ortak mirası mimarisi ile şekillenmiş Kastilya krallarının sarayı Alcazar ve keşiften 19.yy.a kadar Amerika kıtasına yapılan tüm deniz seferlerinin kayıtlarının tutulduğu Hint Arşivleri’nin arasından geçerek «eski» Sevilla olarak adlandırılan Santa Cruz mahallesinin eski dar sokaklarına ulaşacağız. Yürüyüşümüzün sonunda Sevilla Üniversitesinin merkez kampüsü olarak kullanılan, eski tütün fabrikası ve günümüzde deniz müzesi olan Torre del Oro yani Altın Kule’yi gördükten sonra sırada bir zamanların «Çingene mahallesi» Betis’in karşı yakasında vereceğimiz serbest zaman sonrasında ise Cordoba’daki otelimize geçeceğiz.
Roma İmparatorluğu döneminde bölgenin başkenti olan Cordoba’da da bizi ilk olarak Guadalquivir nehri karşılayacak. Tarihi Roma köprüsünün üzerinden yürüyüp, Roma kapısını geçerek kente giriş yapacağız. 2000 yıllık kentin, en görkemli yapısı, dünyanın en büyük camilerinden olan, 850 adet sütun üzerinde yükselen Kurtuba Ulu Camii’ni ziyaret edeceğiz. Kurtuba Camii’nin görkemine tanıklık ettikten sonra durağımız eski sokaklar. Yolumuz üzerinde Cordoba’nın çiçek sokakları, Endülüs mimarisinin tüm inceliğini yansıtan eski han ve örnek Cordoba evi var. Birbirinden güzel avlulardan geçerken, havuzlarda şırıldayan suyun sesi kulaklarımızı dolduracak, gözlerimiz ise bin bir renk çiçeklerleri seyre dalacak. Son olarak Ortaçağ Avrupa’sının günahlarına tanıklık edeceğimiz, Engizisyon Müzesi’ni görüp, hatıralarımızda derin izler bırakacak Cordoba’yı arkamızda bırakarak, tarihi Toledo şehrine geçeceğiz. Madrid-Cordoba yolu üzerinde yer alan Toledo, 1560 senesinde II. Felipe imparatorluğunun Başkentini Madrid şehrine taşıyana kadar, döneminin en önemli kültür, ticaret ve askeri merkezi olmuş bir kent. Tajo Nehri’nin çevresinde kıvrılarak koruma altına aldığı, UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne koyduğu Toledo’da gerçekleştireceğimiz bu gezimizde, El Greco’nun eşsiz eserleriyle ününe ve zarafetine güzel sanatları da eklemiş Toledo Kathedrali, şehrin kalbi Zocodover Meydanı, Tajo Nehri’ni geçerek şehre bağlanan Alcantara Köprüsü, şehrin bütün tarihi olaylarına tanıklık etmiş Bisagra Kapısı ve iç içe geçmiş Orta Çağ karakterli sokaklarını rehberimizin anlatımı eşliğinde gezeceğiz. Bizlere verilen serbest zamanın ardından şövalyeler döneminin en önemli ekipmanları olan çelik zırh, kalkan ve kılıçların imal edildiği ve bu alanda haklı bir unvana sahip dünyaca meşhur Toledo Çeliği’nin geleneksel yöntemlerle üretildiği bir fabrikayı ziyaret ederek, harlanmış ateşte çelik ustalarının güçlü çekiç darbeleriyle büyük bir ustalıkla eserlerine şekil verişlerini yakından izleyecek ve çeliğin Endülüs döneminde el işçiliği ile buluşarak Şam İşi olarak ünlenmiş çelik tabaklar üzerine 24 ayar altın telinden telkari ustalarının incelikle çıkardığı işçilikleri göreceğiz. Dönüş yolundan önce Toledo’nun kendine has lezzeti dünyaca bilinen acıbadem tatlısı marzipanın tadına bakmanızı da öneririz. Şehir turunun ardından otobüsümüz ile Madrid şehrine geçip, orada konaklayacağız.
Sabah otelde alacağımız kahvaltının ardından, Madrid’de yapılacak panoramik şehir turunda 3,5 milyon nüfuslu Avrupa’nın en kalabalık başkentlerinden Madrid’in ana caddesi Gran Via “Bienvenido” dercesine karşılayacak bizleri, sonrasında Paseo de la Castellana’dan geçerek, Bernabéu Stadyumu’nu, Sibeles Anıtı’nı ve Boğa Güreşi Arenası’nı göreceğiz. Tur otobüsümüzden ayrıldıktan sonra ise Madrid sokaklarını arşınlamaya başlayacağız. Madrid şehir merkezindeki gezintimizde Antik Mısır’dan İspanya topraklarına taşınmış Debod Tapınağı, Don Kişot ile Sanço Panço’nun heykellerinin yer aldığı Plaza de Espana, Kraliyet Sarayı, 9 kapılı Plaza Mayor ve son olarak Madrid’in kalbi Sol Meydanı bizleri bekliyor. Gezimizin ve İspanyol mutfağının benzersiz lezzetlerini tadabileceğiniz Madrid sokaklarındaki akşam yemeği molamızın ardından ise otelimize dönüyoruz.
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Madrid şehir merkezinde öğle saatlerine kadar serbest zaman vereceğiz. Serbest zamanın ardından rehberimizin belirteceği saatte buluşarak havalimanına doğru hareket ediyoruz.