6 Gece 7 Gün Madrid - Endülüs Programı

6 Gece 7 Gün Madrid - Endülüs Programı

  • 1.Gün;Madrid havaalanı karşılama ve Madrid gezimiz, konaklama Madrid.
  • 2.Gün;Cordoba gezisi ve akşam konaklama Sevilla
  • 3.Gün; Sevilla gezisi ve akşam konaklama Sevilla,
  • 4.Gün;Cebelitarık ve Ronda gezisi ve akşam konaklama Granada,
  • 5.Gün;Granada gezisi ve akşam konaklama Granada,
  • 6.Gün;Toledo gezisi ve akşam konaklama Madrid,
  • 7.Gün;Madrid havaalanında uğurlama.

Tur Programlarına Dahil Olan Hizmetler

  • Tümü 4 yıldızlı otellerde kahvaltı dahil konaklama.
  • Tur süresince otobüsle ulaşım ve havaalanı transfer hizmetleri.
  • Tüm tur süresince Türkçe ve yerel rehberlik hizmeti.
  • Lokal rehberlik hizmetleri.

Tur Programlarına Dahil Olmayan Hizmetler

  • Öğle ve akşam yemekleri.
  • Saray, müze ve eğlence merkezleri giriş ücretleri.
  • Şahsi harcamalar.

PROGRAM DETAYLARI

Havaalanında sıcak bir karşılama sonrası, ilk olarak sizleri Madrid’de konaklayacağımız otelimize ulaştırıyoruz. Otelde eşyalarımızı bıraktıktan sonra tur otobüsümüz ile panoramik bir şehir turuna çıkıyoruz. 3,5 milyon nüfuslu Avrupa’nın en kalabalık başkentlerinden Madrid’in ana caddesi Gran Via “Bienvenido” dercesine karşılayacak bizleri, sonrasında Paseo de la Castellana’dan geçerek, Bernabéu Stadyumu’nu, Sibeles Anıtı’nı ve Boğa Güreşi Arenası’nı göreceğiz. Tur otobüsümüzden ayrıldıktan sonra ise Madrid sokaklarını arşınlamaya başlayacağız. Madrid şehir merkezindeki gezintimizde Antik Mısır’dan İspanya topraklarına taşınmış Debod Tapınağı, Don Kişot ile Sanço Panço’nun heykellerinin yer aldığı Plaza de Espana, Kraliyet Sarayı, 9 kapılı Plaza Mayor ve son olarak Madrid’in kalbi Sol Meydanı bizleri bekliyor. Böylece İspanya’nın başkentinin kalbini fethederek, akşam yemeği için vereceğimiz serbest zaman sonrasında konaklama için otelimize döneceğiz.

Roma İmparatorluğu döneminde bölgenin başkenti olan Cordoba’da da bizi ilk olarak Guadalquivir nehri karşılayacak. Tarihi Roma köprüsünün üzerinden yürüyüp, Roma kapısını geçerek kente giriş yapacağız. 2000 yıllık kentin, eski islam kütüphanelerini gördükten sonra, kentin en görkemli yapısı, dünyanın en büyük camilerinden olan, 850 adet sütun üzerinde yükselen Kurtuba Ulu Camii’ni ziyaret edeceğiz. Kurtuba Camii’nin görkemine tanıklık ettikten sonra durağımız eski sokaklar. Endülüs Uygarlığı’na altın bir çağ yaşatan İslam alimi zatların yaşadığı sokakları adımlayarak, onların hatıralarını yad edeceğiz. Yolumuz üzerinde Cordoba’nın çiçek sokakları, Endülüs mimarisinin tüm inceliğini yansıtan eski han ve örnek Cordoba evi var. Birbirinden güzel avlulardan geçerken, havuzlarda şırıldayan suyun sesi kulaklarımızı dolduracak, gözlerimiz ise bin bir renk çiçeklerleri seyre dalacak. Son olarak Ortaçağ Avrupa’sının günahlarına tanıklık edeceğimiz, Engizisyon Müzesi’ni görüp, kendi uygarlığımızın hoşgörüsü ve güzelliğine şükrederek, hatıralarımızda derin izler bırakacak bu günü akşam yemeği ile sonlandırıp, otelimize geçeceğiz.

Andalucia’nın başkenti Sevilla sıradaki durağımız. Sevilla’da bizleri içerisinde görkemli Plaza de Espana’nın yer aldığı Maria Luisa Parkı karşılayacak. İspanya’nın sömürgeci zamanlarının sömürgelere açılan kapısı Sevilla’da her köşede sömürgelerden elde edilen zenginliğin izlerini görmek mümkün. İçerisinde Cristof Colomb’un mezarı da yer alan, dünyanın en büyük üçüncü katedrali Santa Marta Katedrali sıradaki durağımız. Katedralin hemen yanı başında ise şanlı Endülüs Emevi Devleti’nin hatırasını taşıyan, katedralin üzerine inşa edildiği camiden günümüze ulaşabilen son parça Hiralda Minaresi’ni göreceğiz. Günümüzde deniz müzesi olan Torre del Oro yani Altın Kule’yi ziyaret ettikten sonra Guadalquivir nehrinde yapacağımız kısa bir tekne turu ile Sevilla’nın tüm görkemi önümüze serilecek. Tekne turumuz sonrasında ise kraliyet sarayı Alcazar’ın göz alıcı Endülüs ve Hıristiyan ortak mirası mimarisi ile geçmişe bir yolculuk yapacağız. Ve son durağımız “Çingene Mahallesi” diye de bilinen eski Sevilla sokaklarında keyifli bir gezi olacak. Akşam yemeği için vereceğimiz serbest zaman sonrasında ise otelimize geçeceğiz.

Akdeniz ile Atlas Okyanusu‘nu birleştiren, Avrupa ile Afrikakıtalarını ayıran boğazdır. Antik çağda Herkül’ün Sütunları olarak da bilinirdi. Burada boğazın Avrupa’daki ucu Tarifa kentini ziyaret ederek, adını Tarık bin Ziyad’dan alan boğazı, Tarif Bin Malik tarafından fetih edilerek, İspanya’daki ilk İslam kalesi olan ve yüzyıllarca Endülüslüler ile İspanyollar arasında en şiddetli çatışma ve kuşatmalara tanıklık etmiş, hakkında her iki tarafta da kahramanlık öyküleri yazılmış, destanlara konu olmuş Tarifa kalesini göreceğiz. Bir tarafında Akdeniz’in, diğer tarafında ise Atlas Okyanusunun dalgalarının dövdüğü, Tarifa’nın beyaz kumsallarını, Orta Çağ konaklarından, 2. Dünya savaşı siperlerine uzanan kalıntıları ile Ronda’ya doğru yola çıkarak arkamızda bırakacağız ama kuşkusuz bu eşsiz coğrafya hafızalarımızda yer edecek…

Malaga kenti sınırlarında bulunan Ronda kasabası, oldukça popüler bir turizm merkezidir. Kent Tajo Nehri’nin oluşturduğu bir boğazla ikiye ayrılmaktadır ve yaklaşık 100 m derinliğinde bir uçurumun etrafında kurulmuştur. Daracık sokakları, beyaz badanalı evleri, tarihi köprüleri ve inanılmaz manzarası ile masallardan çıkmış bir kasaba görünümündedir. Müslümanların İber Yarımadasındaki son kalelerinden olan, E. Hemingway’in “Çanlar Kimin İçin Çalıyor” isimli eseriyle de ölümsüzleşen ve İspanya İç Savaşı sırasında yaşananlarla tarihe geçen kasaba Roma, İslam ve Ortaçağ eserleri ile mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer alır

Endülüs’ün incisi Granada denince ilk akla gelen Elhamra Sarayı olur kuşkusuz. Bizimde Granada’da ilk durağımız muhteşem bahçeleri ve inanılmaz güzellikteki süslemeleri ile Elhamra Sarayı olacak. Uzun saray turumuz sırasında hem Beni Ahmer Krallığı’nın harikalarını seyre dalıp, saray çıkışı San Nikolas Tepesi’nden göreceğimiz Granada ile kucaklaşacağız. Şehir bizi bekliyor; eski Arap mahallesi olan Albacin’de, sokak sanatçılarının hoş ezgileriyle dik sokakları arşınlayıp, Morabütün Camii’ni görüp, şehrin ana caddesi Gran Via caddesine ve şehrin alan kralicenin adını taşıyan Isabel de Catholica meydanına ulaşacağız. Kısa bir kahve yada nargile molası sonrası Granada Katedrali ve çarşılar bizleri bekliyor. Dileyen misafirlerimiz bu güzel kentin çarşılarında gezerken, dileyen misafirlerimiz ise her köşe başında sizi karşılayan kentin birbirinden güzel meydanlarındaki cafelerinde meşhur tapasları tadabilirler. Granada’nın keyifli akşamlarından kısa da olsa güzel anılarla konaklama için otelimize geçeceğiz.

Yaklaşık 4 saatlik bir yolculuk sonrası bu kez durağımız Toledo. 16. yy.da İspanya’ya başkentlik yapmış Endülüs Uygarlığı’nın izlerini Ortaçağ İspanyol Mimarisi ile harmanlamış, bu güzel şehirde yapacağımız panoramik şehir turunda San Martin Köprüsü, eski Toledo sokakları, “Şam İşi” altın el işçiliğinin yapıldığı atölyeleri ve Santa Cruz Müzesi göreceğimiz noktalar olacak. Toledo’daki son durağımız ise ünlü Toledo Katedrali olacak. Gezimizi akşam yemeği ile sonlandırarak, Madrid’e konaklayacağımız otelimize geçeceğiz.

TURLARIMIZ

Leave a Comments